Brand Name

Blog

Verinin Doğru Korunmaması Siber Saldırı Durumunda Felakete Yol Açabilir!

Teknoloji gün geçtikçe hayatımızın daha da içine girmeye devam ediyor. Birkaç yıl önce yalnızca bilgisayarlarımız için kaygılandığımız siber saldırı tehlikesi, artık hayatımızın içine girmiş diğer elektronik cihazlar için de söz konusu.  

Hatta devlet organlarında ve firmalarda bulunan verilerimizin tehdit altında olduğunu bilerek yaşıyoruz.

Kullanımı giderek artan elektrikli taşıtlar (örneğin Tesla’nın arabaları) ulaşımda da internetin parmağının olmasını sağlıyor. Kısaca nesnelerin interneti (Internet of Things) giderek yaşantımıza daha fazla nüfuz ediyor.

Verinin Korunması Daha Güç Hale Geliyor

Kapsama alanı genişleyen verinin saklanabilmesi ve korunması da bu değişimle birlikte daha da güç hale geliyor. Bu genişleme yalnızca kapsama alanı olarak değil, tehdit anında etki olarak da kendisini gösteriyor. Kişisel verimizi paylaşma oranımız kat kat arttığı için siber saldırı sonucu kaybedilen veri, geri dönülemez zararları da beraberinde getirebiliyor.

İsveç Ulaşım Kurumu Transportstyrelsen'in yer aldığı bir siber güvenlik ihlali, geçtiğimiz 2017 yılının temmuz ayında bir skandala dönüşmüştü. Transportstyrelsen’in bulut hizmetini Çek Cumhuriyeti’nde bulunan dış kaynaklı bir üretici veri merkezinden alması ile, İsveç dışında bulunan hackerlar gizli bilgilere serbestçe erişim sağladı. İsveç Hükümeti’nin askeri personelinin de bilgilerinin yer aldığı veritabanı erişimi, kurumları oldukça büyük zarara uğrattı.

Mayıs 2017’de  global çapta tarihin en büyük fidye saldırısı olarak gündeme gelen ve büyük yankı uyandıran Petya ve WannaCry siber saldırıları gibi sansasyonel siber saldırı girişimleri son zamanlarda oldukça sıklaşmaya başladı ve etkileri oldukça çarpıcı oluyor.

Siber Güvenlik Önlemlerinin Önemi Artıyor

Bu noktada siber güvenlik söylemleri ön plana çıkıyor. Verinin üretilebilmesi kadar doğru kullanılması ve korunması da bir o kadar önemli. Her ne kadar bizim ve yaşam döngüsü içerisinde olduğumuz cihazların internet erişiminin artmasıyla birlikte siber saldırı tehlikeleri de artmış olsa da, bu saldırılara karşı korunma yöntemleri de kendini aynı şekilde geliştiriyor.

Bunun için güvenlik önlemleri alınmış bulut hizmetlerinden başlayarak, sunucularınızda çalışan kodunuzun güvenliğinin sağlandığından emin olduğunuz bir bakış açısı ile ilerlemeniz gerekli. Bunu anlamak için de üretilen verinin doğru analiz edilmesi ve anlamlı sonuçlandırılması gerekiyor.

Siber Saldırılara Karşı: Splunk

Bilişim sektörünün önde gelen çözüm üreticilerinden Splunk, vermiş olduğu hizmetleri siber saldırılara karşı dirençli hale getiriyor.

Splunk, yaptığı analizlerle yoğun veri akışının olduğu yerlerde anlamlı veri çıktısı sağlıyor ve verdiği Bulut bilişim hizmeti ile makine verisini herkes için ulaşılabilir hale getiriyor. Kullanıcı Davranışı Analitiği (User Behavior Analytics) adlı uygulamasıyla ise yazılım ve veriyi hem içerinden, hem de dışarıdan gelebilecek tehditlere ve siber saldırılara karşı koruyor.

Splunk’ın yaptığı analizler sayesinde kötü amaçlı yazılımlar da tespit edilebiliyor. Dolayısıyla sadece dışarıdan yapılan saldırılar değil, şirketin bizzat içerisinden sisteme sokulmuş kötücül yazılımlar da deşifre oluyor. Bu sayede şirket verisi siber saldırılara karşı çok daha dirençli oluyor.

Günümüzde dijital hale gelen iş dünyası için Splunk benzeri hizmetler sunan platformlardan yararlanmak şart. Bu alanda profesyonel yardım almak kötücül yazılımlarla, ne zaman harekete geçeceği belirsiz hackerlarla ve şirketin içinden gelen sızmalarla baş edebilmenin kaçınılmaz yolu olmuş durumda.

Splunk Çözümlerini İncele

LinkPlus, 1995 yılında kurulmuş ve bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir firmadır.

LINKPLUS.COM.TR 2017 - Website Management: flatart